Ben uçuyorum gökyüzünde. Gökyüzü denen benim aslıda. Altımda koca bir 'deniz' var. Ve yağmur yağıyor; deniz'den göğe doğru! Akıyor gökyüzüne deniz. Ben denize susuyorum, o susmuyor, gürül gürül ıslatıyor bulutlarımı, içlerine balıklarını hapsediyor. Renkli yıldızları ile süslüyor beni, meteorlar yerine. Ve denizin dibindeki kum kuruyana dek yağıyor yukarıya doğru tuzlu su; göz yaşlarını içine akıtır misali. Midyeler kalıyor kumun içinde, oraya iniyorum kanatlarımla ve uzanıyorum toprağa. Herşey eski/yeni halini almaya başlayabilir artık.