Ekim Ayında geri giden büyük sembolYüzyıllardan beri insanlık kendi
hikâyesinin peşinde , yazarını arıyor.
Yüzyıllardan beri
insanlık kendi hikâyesinin peşinde , yazarını arıyor. En ilkel çağından en gelişmiş dönemine kadar kendinin ne olduğunu çeşitli şekillerde sordu, sorguladı. Binlerce makale yazıldı, felsefeler yapıldı. Peygamber olduğunu iddia eden kişiler geldi. Ve pek çok yerde tanrısal söz insan sözüne karıştı. Tarih gerçek ile hayalin karışımı olarak geçmişi çizdi.
20. yy insanının kimliğinden bahsetmek oldukça güç. Yarı doğal, yarı suni gerçeklerin harmanlanmış bir konsantresi. Yine de geçmişini merak ediyor. Nereden geldik, nereye gidiyoruz ? Materyalist felsefeler, kapitalist medyanın ve kar kuruluşlarının yaratmış olduğu sadece tüketime yönelik ekonomik
davranış biçimleri, “Al, al, al, daha fazla al” diyerek sonucu belli olmayan bir kaosa doğru gitmekte olan insan ırkının geleceği ile ilgili tüm düşünce biçimlerinin gittikçe yok etti. Tüketim toplumu ömrün birkaç yıl daha uzamasına sebebiyet veren gelişmeler ile beraber insan ırkının
belki kendi sonunu hazırlayacak olan, nefsini ve yükselme tutkusunu da arttırdı. Bireylerin zaten yeterince eğitimli olmadığı veya sistemin izin verdiği şekilde eğitildiği tüm sosyal toplumlarda olan tek yanlı düşünce şekli de yüzyılımız insanının en büyük problemi olarak göründü.
Kim olduğumuza dair verilecek çok cevap var.
Ama siz bu satırları okuyan modern insan bu cevapların çoğundan ve sizden saklanan gizli bilgilerden habersiz bir şekilde sistemin bir bireyi olarak yaşamaya devam ediyorsunuz.
Haberin Devamı ve Detaylar