Satürn'ün uydusu Titan'daki atmosfer koşullarını laboratuarda
oluşturan bilimciler, bu ortamda yaşamın oluşabildiğini gösterdi.
Arizona Üniversitesi'nden araştırmacılar, bir laboratuvar deneyiyle
Satürn'ün dev uydusu Titan'ın atmosferindeki yoğun nitrojenin (azot)
yaşamın yapıtaşları olan organik makromoleküllere dönüşebildiğini
gösterdiler.
Çalışmada, Titan'ın atmosferini oluşturan nitrojen ağırlıklı gaz
karışımı, bir silindir içinde şiddetli morötesi (ultraviyole - UV)
ışınlara maruz bırakıldığında katı organik bileşiklerin kabın dibine
çökeldiği görüldü.
Daha önce Satürn ve uydusu Titan çevresinde araştırmalar yapmak üzere
gönderilen Cassini uzay aracının gönderdiği bilgilerden, Titan
atmosferinin en üst katmanının Güneş'ten gelen şiddetli UV ışınlarıyla
bombardıman edildiği öğrenilmişti.
Bilimciler, Titan'ın yoğun atmosferinin kızıl rengini, dev uydunun
organik moleküllerden oluşan bir "sis" ile çevrilmiş olmasına
bağlıyorlar.
Nitrojen ağırlıklı atmosferlere sahip olduğu bilinen gezegen
büyüklüğündeki cisimler yalnızca Dünyamız ve Titan. Dolayısıyla yüzeyi
halen bizim tanıdığımız türden (oksijen ve sıvı su gerektiren) yaşam
barındıramayacak kadar soğuk olan (-179 santigrat derece) Titan'ın
atmosferi, yaşam öncesi Dünya atmosferi için bir model olarak
görülüyor. Deneyin ileride Titan yüzeyinde keşfedilecek organik
moleküllerin cinsi ve özellikleri konusunda bilgi sağlaması da
bekleniyor.
Cassini uydusu 14 Ocak 2005 tarihinde Titan üzerine Huygens adlı bir
sonda indirmiş ve sonda atmosferden geçişi sırasında ve yüzeyde 90
dakika süreyle değerli veriler sağlamıştı.
Bu verilerden ve Cassini uzay aracının daha sonraki yakın geçişlerinde
gönderdiği görüntülerden, Titan'da Dünya'daki su döngüsüne benzeyen,
ancak nitrojen ve metan temelli bir döngünün yüzeyi şekillendirdiği,
vadiler ve ırmak yatakları oluşturduğu, yüzeyde metan ve etan gibi
hidrokarbonlarla dolu büyük göller bulunduğu anlaşılmıştı.
Geçtiğimiz ay Titan atmosferi ve yüzey kimyasıyla ilgili ilginç
bulgular, bu gizemli uydu üzerinde ilkel ve egzotik yaşam formlarının
ya da yaşam öncüllerinin var olabileceği yolunda spekülasyonlara yol
açmıştı.
Cassini'nin gönderdiği verileri inceleyen bir araştırmacı grubu, UV
ışınlarının üst atmosferde asetilen ve metan moleküllerini
parçalamasıyla açığa çıkan hidrojenin bir kısmı uzaya kaçarken
saniyede 10 katrilyon kere trilyon sayıda hidrojen molekülünün de
atmosferden yüzeye yağdığını belirledi. Ancak, çalışmalarını Icarus
adlı dergide yayımlayan astrobiyologlara göre en şaşırtıcı bulgu,
yağan bu hidrojenin yüzeyde görülmemesi.
Yüzeydeki hidrokarbon çeşit ve yoğunluklarının haritasını çıkartan bir
başka grubu şaşırtansa, yerde asetilen bulunmaması. Bu bulgulardan
yola çıkan araştırmacılar, özellikle asetilenin alternatif yaşam için
önemli bir enerji kaynağı olma potansiyeline işaret ederek, Titan
yüzeyinde metan temelli, hidrojen ve asetilen tüketen organizmaların
var olmasını ihtimal dışı saymıyorlar.