
Millî Mücadele döneminin şahidi olan Bolu’nun tarihî binası, Hükümet Binası’ndan sonra Bolu’nun en gözde binası olarak yeniden kazandırıldı. Bolu’nun tarihini yansıttığı bina, Gülez Ailesi’nin bağışı ile AİBÜ tarafından yeniden yapılandırıldı. Açılışının yapıldığı Gülezler Konağı, bundan sonra Bolu tarihine ışık tutan BAMER’in çalışma mekânı ve Bolu hakkında araştırma yapanların durağı olacak.
Tarihî bina Gülezler Konağı’nın AİBÜ tarafından yapılan çalışmalarının ardından açılış kurdelesi kesildi. Tüm Bolu protokol üyelerinin ve Gülez Ailesi’nin katılımı ile yapılan açılış töreninin ardından katılımcılar konağı gezdi.
19. yy sonlarında inşa edilen ve Millî Mücadele döneminin Bolu’daki simgelerinden olan Gülezler Konağı uğradığı tahribat sonucu 2008’de Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun kararıyla yıkılmasının ardından aslına uygun şekilde yeniden inşaa edildi. Kullanım hakkının 25 yıllığına AİBÜ’ye devredilen Gülezler Konağı’nın kullanım boyutlarını incelemek ve değerlendirmek için üniversite bünyesinde Yrd. Doç. Dr. Melek şahin Dokuyucu başkanlığında Prof. Dr. Burcu Özgüven, Yrd. Azize Aktaş Yasa, Yrd. Doç. Dr. Melahat Altındağ öğretim Görevlileri Filiz Akın ve Cafer Kara ile Bolu Valiliği İl Kültür Müdürlüğü’nden Zekiye Tütüncü ve Belediye Başkanlığı’ndan Mimar Ayşegül Aykoparan ve Kültür İşleri Müdürlüğü’nden Güler Mert ve İsmail Şentürk’ün katılımlarıyla ortak bir komisyon görevlendirildi.
Komisyon Mayıs 2010’dan itibaren çalışmalara başladı. Bursa Kent Müzesi ziyaret edilerek incelemelerde bulunuldu. Bolu şehrinin ihtiyaçları başta olmak üzere konağın fizikî imkanları göz önüne alınarak Bolu kamuoyunun ve Gülez Ailesi’nin beklentileri dikkate alınarak binanın işlevlendirilmesi kararı alındı.Yaşanan süreçte AİBÜ Rektörü Prof. Dr. Hayri Coşkun başkanlığı’nda 8 kez toplanan komisyon, bu toplantılar sonucunda Gülezler Konağı’nın ruhsatını aldı. Bundan sonra Konakta BAMER çalışmalarına devam edecek.
“BU KONAKTA BİZ ÇOK MUTLU OLDUK, İNŞALLAH BOLU’DA MUTLU OLUR”
Törende bir açılış konuşması yapan Gülez Ailesi bireylerinden Orhan Gülez, “Üzücü bir şey aranızda tanıdığım insan pek az. Çünkü uzun seneler Avrupa’da yaşadım. Yarım asırdır oradayım. Gördüğünüz bu konakta ailece çok mutlu bir hayat sürdük. İnşallah bundan sonra da Bolulular için bu bina bundan sonra birçok güzellikleri yaşamasına mekân olur. Aranızda olmaktan dolayı çok mutluyum. İnşallah sık sık beraber oluruz” diye konuştu.
REKTÖR, KONAKLA İLGİLİ BELEDİYE’DEN TALEPTE BULUNDU
AİBÜ Rektörü Prof. Dr. Hayri Coşkun da AİBÜ olarak mutlu bir gün yaşadıklarını ifade ederek Bolu’nun tarihinde önemli bir yer tutan Gülezler Konağı’nın Bolu Halk Kültürünü Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin bir mekânı olarak hizmete açmanın gururunu duyduklarını belirtti. Coşkun, “Bu mutlu günümüzde bizler birlikte olan Gülez Ailesi’nin bireylerine teşekkür ediyorum. İçinde bulunduğumuz konak Millî Mücadele döneminde önemli bir yere sahip olmuştur. Bu konakta yaşayan Bolu Belediye Başkanı İlyaszade Hafız Hakkı Bey ve Mehmet Şükrü Bey Bolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin kurulmasında önemli rol oynamış kişilerdir. Millî Mücadele döneminde İsmet paşa’nın konakta kaldığı bilinmektedir. Tehlike arz ettiği için 2008’de yıkılan konak arsanın Belediye tarafından üniversitemize devredilmesinin ardından yeniden inşa edildi. Konak Bolu Kent kimliğinin tanıtılmasına ilişkin kültür merkezi görevini üstlenirken Bolu ile ilgili araştırma yapmak isteyenler ilgili dokümanlara buradan ulaşabilecekler. Bu mahallede doğup büyümüş olan üniversitemizin şehirle bağı daha da güçlenecektir. Şehrin imajı için de önemli bir sembol olacaktır burası. Belediye Başkanlığı’ndan bir isteğimiz var. Cephe yenilenmeleri ve konak çevresindeki sokak düzenlemelerinin sağlanmasıdır. Bu sayede Bolu, örnekleri başka şehirlerde görülen tarihleri korunduğu alana kavuşmuş olacaktır” dedi.
KONAĞIN ÇEVRESİ BELEDİYE TARAFINDAN YAPILACAK
Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz da açılışta bir konuşma yaptı. Yılmaz, kent hafızası ve kültürünün akıllarda kalması için bu bina kadar özel ve güzel bir bina olamayacağını söyleyerek böyle bir binanın Bolu’ya kazandırılmasında öncelikle çok büyük hizmeti geçen Gülezer ailesini kutladığını ifade etti. Yılmaz, “Üniversitemizle yaptığımız işbirliği içerisinde bu binanın üniversitemize kazandırılmasında emeği geçen yetkililere de teşekkür ediyorum. Tarihi dokusu olan bu tür binalarımız fazla yok Bolu’da. Hep yok edilmiş. Mevcut tarihi binalarımızın tamamını kollamaya yönelik çalışmalarımız sürüyor. Birçok bina bizim dönemimizde bu şekilde restore edilerek geleceğe taşınmıştı. Şehrimizdeki mevcut 14 çeşmenin de tamamı restore edilerek şuanda hizmet vermektedir. Gülezler Konağı’nın bulunduğu mahalledeki yollarımız çok dar ve aynı zamanda buraya gelecek olan insanların araçlarını park edecekleri bir alan yok. Önümüzdeki dönem içerisinde üniversitemizle beraber bu mekânları beraber bulacağız. Çünkü burayı yaşatmak durumundayız. Önümüzdeki dönem içerisinde hem geleceğimize hem tarihimize sahip çıkmak için çalışmalarımız devam edecektir. Yaşayan kent kültürü çalışmaları Valiliğin de çalışmalarıyla birlikte yürüyor. Böylece kent hafızası tazelenecek” diye konuştu.
“ÜNİVERSİTE BİR VADİDE, BİZ BİR VADİDE OLURSAK BU İŞLER OLMAZ”
Vali İbrahim Özçimen, üniversitelerin her zaman için şehirle iç içe olması gerektiğini belirterek, böylece gençlerin yetiştirilmesinin yanı sıra kendi kimliğini de oluşturacağını ifade ederek şöyle devam etti:
“Buradan zaman zaman geçerken bu eserin ne zaman hizmete gireceğini hep yanımdakilere soruyordum. Gerçekten Bolu’da daha önce yaşamış insanların mimarî değerinin ortaya çıkarılması gerekiyordu. Üniversitemizin ve Gülez Ailesi’nin işbirliği ile böyle güzel bir eser ortaya çıkarıldı. Üniversitemiz ilimizin mimari kültürünü folklorunu araştırmak için burada bir enstitü açıyor. Bu enstitüye başarılar diliyorum. İnşallah rektörümüzün de dediği gibi halkla şehirle üniversitenin birlikte olması son derece önemli. Üniversite bir vadide, biz bir vadide olursak bu işler olmaz. Üniversiteler böyle bir fonksiyonları da var. Çocuklarımızı yetiştirmek dışında kendi kimliğini de oluşturmak gibi bir fonksiyonları da var. Bu binayı Bolumuza bağışlayan Gülez Ailesi’ne teşekkür ediyorum”