Sanatın çizgi ile başladığı bir gerçektir. Bu nedenle sanat eğitiminde çizgi çok önemli ve temeldir. Göz nesneyi görürken el çizgiyi gerçekleştirir. Önceleri yani çocuklukta hayal dünyası, çizgi yoluyla dışarı vurulurken büyüme sürecinde dış dünya gerçekliği de eğitim bağlamında, çizgi ile ortaya konur. Nesneyi görme biçimi, zaman içinde görme alışkanlığı geliştikçe temel elemanlara indirgenmeye başlar. Örneğin iki figürün gözleri arasındaki bakışın çizgi oluşturması gibi. Çünkü çizgi, gözü kalınlık üzerinde değil, izlemiş olduğu yol üzerinde gezdirir.
Çizgiyi tanımlayacak olursak; bir noktanın verilen doğrultudaki uzantısı çizgidir. Genişlik ve uzunluğu ne olursa olsun, eğer biçimi bir çizgi etkisi yaratıyorsa, ona çizgi diyebiliriz. Çizgi, noktanın aralıksız hareketinden doğan kavramdır. Mesafenin derinlik ve genişliğine gitmeden, uzunluk yönünde giden noktalar bütünlüğüdür. Bir sınır belirleyici olarak ta değerlendirilir.
Doğaya bakıldığında çeşitli çizgisel yapıyla karşılaşırız. İnsan elinden çıkan malzemeler de çizgisel etki bırakabilir. Önemli olan bu zengin verilerden yararlanmaktır.
YTÜ MYO Fotoğraf Programı
Temel sanat eğitiminde, çizginin farklı yapısı, birbirleriyle ilintisi, farklı gereçlerle farklı yorumları söz konusudur. Çizginin şekilleri ve birbiriyle olan ilintisinden doğan farklılık bizde farklı etkiler bırakır. Hareket, durgunluk, derinlik vs. gibi.
Çizginin karakterini iki yönde inceleyebiliriz:
* Çizginin biçimi yönünden,
* Çizginin konumu yönünden.
Çizginin biçimi yönünden karakteri; bir doğru, bir dalgalı eğri ve bir kırık çizgi ele alalım. Bunların bir an yazı gibi okunduğunu varsayıp okumaya çalışırsak, doğru sürekli ve kesintisiz okunur. Dalgalı eğride hareket olduğu halde tamamen birinciden farklıdır. Demek ki burada okuma süreklidir, ancak biteviye değildir. Kırık çizgi de okuma göz için daha yorucu ve uzundur.
Çizginin konumu yönünden karakteri; aynı çizgileri, izleyiciye yatay olarak değil de, eğik ya da düşey olarak sunarsak farklı etkiler elde ederiz. Yatay bir doğrunun karakteri hareketsizlik ve statikliktir. Düşey konumda doğru ise özellikle dinamiktir. Eğik doğru, eğim derecesine göre hareketsizlik ve dinamizm arasında tam bir seri karakteri içerir. Doğrunun karakteri süreklilik ve düzgünlük ve buna ek olarak durumuna göre dinamizm ya da devingenliktir. Dalgalı eğriye gelince, düzgün ve yatay ise statik karakterlidir. Düzensiz ve yatay ise dinamiktir. Düzgün ve düzensiz, düşey olarak düzenlenmişse dinamiktir. Eğik olarak düzenlendiği zaman, daima dinamiktir. Fakat yatay duruma yaklaştıkça statikliğe de yaklaşır. Kırık çizginin dinamizm ve hareketsizlik karakteri dalgalı eğri ile benzerdir. Yön, doğrultuda tasarımda önemli ögedir. Kırık çizgi sertliği, dalgalı, eğri çizgiler yumuşaklığı çağrıştırır. Çizgilerin görsel anlatımdaki etkilerine gelince; düz, paralel , yatay çizgiler durağanlık, dikey çizgiler dinamizm etkisi uyandırırlar. Kırık çizgiler karmaşa yaratır. Sıklaşan seyrekleşen çizgiler ritmi oluştururlar. Birbiriyle ilişkili, belli sistemlerle kalınlaşan incelen, uzaklaşan, yaklaşan, uzayan, kısalan çizgiler yüzeye optik bir hareket kazandırır. Yumuşak kavisler sakinlik, yumuşaklık göstergesidir. Ani kırılmalar coşku etkisi yapar. Çizgi, iskeleti gerçekleşir. Aynen, biteviye yinelenen çizgiler monotonluğu beraberinde getirir. Çizgi, görsel düzende hareketi, dengeyi, dokuyu, zıtlığı bütünlüğü oluşturur. Çizgilerin biçimleri ve birbiriyle olan ilintileri bizde farklı etkiler uyandırır. Önemli olan bu duyumun sanatsal bağlamda doğru değerlendirilmesi ve yaratıcı bir tasarımla olgunlaştırılmasıdır
F. Stella
MUGSF Çalışması
Bridget
Roy de Carava
Fotoğrafik kompozisyonda da çizgi, resimde olduğu gibi, temeldir. Kadrajda yer alan çizgilerin düzenlenmesi ya da seçilmesi kompozisyonun ilginç olması açısından önemlidir. Çizgilerin biçimlerinin çağrıştırdığı ya da bizde bıraktığı etkilerin yanında kullanılan diğer elemanlarla birlikte oluşturduğu dengeye de bakmak gerekir. Aşırı sert ve hakim çizgiler ya da çizginin yeri fotoğrafı bölebilir... Birde görünmeyen, gözümüzün tamamladığı çizgiler vardır. Bu tarz, grafiksel çalışmalarda rol oynar.
A.Kertész
A.Kertész
YTÜ MYO Fotoğraf Programı
Doğaya baktığımızda çizgisel etki yapan bir hayli biçime, yapıya rastlarız. Ağaç gövdeleri, dalları, zebranın çizgileri, otlar, yaprağın damarları, yaşlı derideki kırışıklıklar, buğday başakları, kedinin bıyıkları, iskelet, kemikler, ahşap dokular, mısır püskülleri, çınar, kirazın sapı, pırasa, pazı, lahana... Bu örnekleri bir hayli çoğaltabiliriz. Ayrıca, teller, direkler, yollar, trafik işaretleri, tarla sınırları, sürülen tarla, kumaşlar, çıtalar vb. çizgiye örnek olarak verilebilir.